Asperger Sendromu: Nedir? Belirtileri Nelerdir? Tanısı ve Tedavi Süreci Nasıl İlerler?
Otizm spektrum bozuklukları arasında ve yaygın gelişimsel bozukluklar başlığı altında yer alan Asperger sendromuna sahip kişiler daha çok yüksek işlevsellik göstermeleri ile biliniyor. Sosyal beceriler konusunda zorluk yaşayan asperger sendromu olanlar genellikle başkaları ile iletişim kurmakta zorlanırken, bu kişilerin zeka sorunu bulunmuyor hatta zeka düzeyleri ortalamanın üzerinde olabiliyor. Tek bir konuya odaklanmış yoğun ilgileri ise o konuda özel beceri ve yetenek geliştirmelerini sağlıyor. Asperger sendromunu tamamen iyileştirecek bir tedavi yöntemi bulunmuyor. Ancak bu tanıyı almış çocukların yaşayacakları zorlukların farkında olunarak yapılacak tıbbi ve psikososyal destekler ile Asperger sendromu olan kişilerin normal veya normale yakın bir hayat sürmesi sağlanabiliyor.
Otizm spektrum bozukluğu ile pek çok açıdan benzer özelliklere sahip olsa da bu iki rahatsızlık arasında hem klinik yönden hem de davranışsal açıdan belirgin farklar bulunur. Beynin yapısını ya da işleyişini etkileyen nöro gelişimsel bozukluklar kişinin özellikle toplumsal alanda iletişim ve etkileşim sorunları yaşamasına neden olabilir. Bu gibi problemleri en aza indirmek için geliştirilmiş olan yaklaşıma dayalı tedavi yöntemleri ve özelleştirilmiş eğitim uygulamaları sayesinde sosyal iletişim becerilerini güçlendirmek mümkün hale gelmiştir. Süreci baştan sona doğru şekilde yönetebilmek için hastalığın erken dönemde tanı alması ve çocuğun henüz gelişim sürecinde iken özelleştirilmiş eğitim imkanlarından faydalanması oldukça önemlidir.

Asperger Sendromu Nedir?
Asperger sendromu dilde ve diğer bilişsel gelişim basamaklarında herhangi bir gecikmeye yol açmayan ancak karşılıklı sosyal etkileşimde belirgin sorunlara neden olan nöro gelişimsel bir bozukluk şeklinde tanımlanabilir. Kişinin dünyayı ve olayları algılama biçiminde herhangi bir problem görülmese de davranışlarında, ilgi alanlarında ve etkileşim şekillerinde belirgin kısıtlılıklar görülür.
İsmini Hans Asperger’den alan, otizm spektrum bozukluğunun bir çeşidi olan asperger sendromu, sosyalleşebilme ve etkili iletişim kurabilme yeteneklerini sınırlayan gelişimsel bir bozukluktur. Bu sendroma sahip olan kişiler dar ilgi alanlarına sahip olup, katı rutinler ve sıklıkla tekrarlayan davranışlar sergilerler.
2013 yılından önce kendi başına bir hastalık olduğu düşünülürken, 2013 yılından sonra otizm yelpazesi bozukluklarının içerisinde, yüksek işlevselliğe sahip bir alt kategoride yer almaya başlamıştır. Asperger sendromunda belirtiler diğer otizm yelpazesi bozukluklarına göre daha az şiddette görülebilmektedir. Bu sebeple yüksek işlevselliğe sahip denmektedir. İlk defa Pediatrist Hans Asperger tarafından tanımlandığı için, hastalık onun ismi ile anılmaktadır.
Dil gelişimini, iletişim becerilerini, sosyal ve davranışsal gelişim aşamalarını ve çevre ile uyum becerisini belirgin düzeyde etkileyen yaygın gelişimsel bozukluk çeşitleri genellikle yaşamın erken dönemlerinde fark edilir ve yaşam boyu devam eden bir ilerleme gösterir. Asperger sendromu yaygın bozukluklar içerisinde seyri genellikle en iyi olan ve bazı durumlarda ilk kez yetişkin dönemde fark edilebilecek kadar hafif ilerleme gösteren tek gelişimsel bozukluktur. Farklı klinik özelliklerle ortaya çıkabilen bu nöro gelişimsel problemin doğru şekilde tanınması, ortaya çıkan belirti ve bulguların erken dönemde saptanması kişisel gelişimin sürdürülebilmesi adına son derece önemlidir.

Asperger Sendromu Neden ve Kaç Yaşında Ortaya Çıkar?
Tıpkı diğer otizm spektrum bozukluklarında olduğu gibi Asperger sendromunun da nedenleri henüz tam olarak aydınlatılabilmiş değildir. Ancak çeşitli biyolojik, çevresel ve genetik faktörlerin otizm yelpazesi bozukluklarına yatkınlık oluşturduğu bilinmektedir.
Asperger sendromunda ilk belirtiler 4 ila 11 yaşlarında başlar ve teşhis bu yaşlarda konulmaktadır. Kızlara oranla erkeklerde daha yaygın olarak görülen asperger sendromunun kesin bir tedavisi bulunmamaktadır.
Asperger Sendromunun Risk Faktörleri Nelerdir?
Birçok araştırma belli genlerin otizm yelpazesi bozukluğu için risk faktörü olduğunu göstermiştir. Bu araştırmalara göre risk faktörleri aşağıdaki şekildedir;
- Ailede herhangi bir otizm spektrum bozukluğu varsa diğer kişilerde de otizm spektrum bozukluğu görülme ihtimali normal topluma göre artış göstermektedir.
- Bazı genetik ve kromozal hastalıklara (frajil X sendromu, tüberosiklorozis) sahip kişilerde otizm yelpazesi bozukluğu görülme ihtimali artmaktadır.
- Gebelikte yaşanan sorunlar otizm yelpazesi bozukluklarının gelişmesine neden olabilmekte ya da kolaylaştırabilmektedir.
- İleri yaşta anne baba olmak OSB riskini artırmaktadır.

Asperger Sendromunun Belirtileri Nelerdir?
Asperger sendromu olan çocuklarda ilk olarak iki belirti dikkat çekmektedir. Bu özelliklerden ilki diğer çocuklar kadar zeki olmalarına rağmen sosyal beceriler ile ilgili zorluklar yaşamaları; ikincisi de tek bir konuya aşırı ilgi göstermeleri veya aynı davranışı tekrar tekrar yapmaya yatkın olmalarıdır. Bu iki özellik Asperger sendromunun belirlenebilmesi için önemlidir. Asperger sendromu yaşamın erken döneminden itibaren başlar. Çocuğun gelişimi ile beraber bazı belirtiler daha net fark edilir. Bununla birlikte Asperger sendromunda görülen belirtiler şu şekildedir:
- Göz teması kuramamak
- Sosyal ilişkilerde beceriksizlik (koşula uygun davranışlarda bulunmama, konuşmaya uygun cevap verememe vb.)
- Yüz ifadesi, beden dili gibi sosyal mesajları anlayamamak (kaşları çatılmış, kolları bağlı bir kişinin kızdığını fark edememek gibi)
- Olağandışı konuşma kalıpları kullanma ve ironiyi, mizahı ve alaycılığı ya da normal konuşma için önemli olan jestleri ve sosyal ipuçlarını anlamakta zorlanma
- Daha az duygulanım göstermek (mutlu olduğunda, keyifli olduğunda daha az gülümseme gibi, konuşmalarında vurgu ve tonlamaları duygudan yoksun, düz ve mekanik olabilir)
- Daha çok yalnız vakit geçirmek istemek,
- Tek bir konuya aşırı ve yoğun ilgi gösterme (arabalarla ilgilenen Asperger sendromlu bir çocuğun arabalarla ilgili her türlü bilgiye hakim olması gibi…)
- İlgi duyduğu konuya tekrar tekrar dönmek,
- Aynı hareketleri tekrar tekrar yapmak
- Değişikliğe uyum sağlamada güçlük çekmek (kahvaltıda hep aynı yemeği isteme, hep aynı kıyafetleri giyinmek isteme gibi)
- Sendromun ilerleyen yıllarında kaygı bozuklukları ve duygu durum bozuklukları da belirtiler arasına eklenebilmektedir.
Çocuklarında bu belirtilere benzer değişiklikler olduğunu düşünen ebeveynler ilgili uzman doktora başvurmakta geç kalmamalıdır.

Asperger sendromu genellikle kişinin içe kapanık bir tavırda olmasına, sosyal iletişimden kaçınmasına ve kendini diğer insanlardan uzaklaştırmasına neden olur. Bu belirtiler pek çok psikiyatrik hastalığa bağlı olarak ortaya çıkabilen yaygın davranışlardır. Klinik özellikler açısından prodromal dönem şizofreni, şizoid kişilik bozukluğu, rezidüel şizofreni, kaçıngan kişilik bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk ve dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi pek çok hastalık Asperger sendromu ile benzer bulgulara yol açabilir. Bu nedenle Asperger sendromlu kişilere yanlış tanı konma riski yüksektir. Bu noktada hastalığa özgül belirtileri doğru bilmek ve belirtileri ayırıcı tanılar olarak ele almak gerekir. Asperger sendromlu kişilerde sorunun saptanabileceği belli alanlardan bahsetmek mümkündür:
1-Konuşma Alanı:
Bu sendroma sahip kişilerde dil becerilerinde herhangi bir gecikme görülmese de konuşma alanında farklı özellikler göze çarpar. Zamir kullanımı ile sorun yaşama, bazı kelimeleri çok sık kullanma ve sıklıkla yeni kelimeler türetme gibi konuşma farklılıkları görülür. Bunun yanı sıra, kişi, dili kendini ifade etme aracı olarak sorunsuz bir şekilde kullansa dahi karşı tarafın dil ile kurduğu iletişimi kavramada güçlük yaşayabilir. İlgilendiği konuyu anlatırken karşısındaki kişinin ilgi gösterip göstermediğini, onu dinleyip dinlemediğini fark etmeksizin anlatmaya devam eder ve karşı tarafın konuyu değiştirme çabalarına rağmen uzun monologlar halinde konuşmayı sürdürür. Konuşma sırasında görülen tonlama ve vurgu hataları da Asperger sendromlu kişilerde sık rastlanan belirtiler arasındadır.

2-Sosyal İletişim Alanı:
Asperger sendromu olan kişilerin sosyal ilişki kurma isteği bulunur ancak kişi anne-baba ile sıcak ilişkiler kurmayı başarsa da yaşıtları ile sosyal ilişkiye girmekte ciddi zorluklar yaşar. Yüz ifadelerini tanıma ve anlamlandırma noktasında yetersizlik yaşaması, geleneksel toplum kurallarını anlayamaması ve empati yeteneğinin fazlasıyla zayıf olması sosyal ilişki kurmayı zorlaştıran başlıca faktörlerdir.
3-İlgi Alanları:
İlgi alanlarının sınırlılığı Asperger sendromu ile birlikte yaygın görülen bir diğer belirtidir. Çocukluk döneminde gözden kaçabilen bu belirti kişinin ergenlik dönemine girmesi ile birlikte daha dikkat çekici hale gelir. Normalden farklı ve son derece sınırlı ilgi alanları bulunur ve bu durum sosyal iletişim becerisini daha zayıflatır. Özellikle ergenlik döneminde sendroma ek ruhsal problemler sık görülür. Bu dönemde hastaların yaklaşık yarısında kişisel bakım ile ilgili sorunlar göze çarpar. Okul hayatına uyum sağlamada zorlanma, sosyal iletişimden geri çekilme ve içe kapanıklık gibi bulgular genellikle 13-19 yaş arasında belirgin hale gelir.

Asperger Sendromu Olan Kişiler ile Nasıl İlişki Kurulmalıdır?
Asperger sendromlu olan çocuklara karşı yaklaşırken basit diyalog cümleleri kullanmak gerekebilir. Bunun yanında göz kontağı kurmak, yaptığı aktiviteler için teşekkür etmek, bir olayı anlatırken hikaye halinde anlatmak sosyalleşirken daha rahat olmalarına katkı sağlayacaktır.
Asperger Sendromunun Tanısı Nasıl Konulur ve Tedavi Süreci Nasıl İlerler?
Asperger sendromu tanısının doğrudan koyulmasını sağlayan bir kan testi veya görüntüleme yöntemi gibi yollar olmadığı için bu hastalığın teşhisini koymak zor olabilmektedir. Asperger sendromunun belirtileri kişiden kişiye göre değişebilmektedir. Tanı genellikle çocuğun gelişim öyküsünün alınması, davranışlarının gözlenmesi, dil ve iletişim becerilerinin değerlendirilmesi ile konulur.
Asperger sendromunun teşhisi sendroma eşlik eden ek ruhsal hastalıkların sık görülmesinden dolayı son derece zordur. İlk belirtilerin 4 yaş civarında ortaya çıkması ve bu çocukların aile Bunun yanı sıra ilerleyen yaşlarda anksiyete, depresyon, obsesif kompulsif bozukluk ve dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi diğer ruhsal hastalıkların da görülmesi ile Asperger sendromunun teşhisi daha da zorlaşır. Sendromun tanılanmasında klinik görünümün önemi göz önünde bulundurulduğunda doğru tanıyı koyabilmek adına erken gelişim döneminde fark edilmesi; özellikle okul öncesi dönemde dil gelişimi, sosyal etkileşim biçimi, davranış örüntüleri ve sınırlı ilgi alanı gibi karakteristik özelliklerin varlığının iyi sorgulanması gerekir.
Asperger sendromunun belirtileri kişiden kişiye göre değiştiği için tedavi seçimi de hastaya göre yapılmaktadır. Asperger sendromunu tamamen ortadan kaldıracak bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Ancak bazı uygulamalar, sosyal ilişkilerde beceriksizlik, iletişim ile ilgili zorluklar, tekrarlayan davranışlar gibi belirtilerin iyileşmesine ve gündelik hayatın kolaylaştırılmasına yardımcı olmaktadır. Bunlar arasında sosyal beceri eğitimleri, konuşma ve dil terapileri, bilişsel davranışçı terapi, anne-baba eğitimi ve ilaç tedavileri sayılabilir. İlaç tedavileri depresyon, kaygı, takıntı gibi belirtilerin hafiflemesine yardım ederken, doğru bir tedavi ile Asperger sendromu olan çocukların okul ve sosyal hayatlarında karşılaştıkları zorlukların üstesinden gelebilmeleri mümkün olmaktadır.
Tedavide temel amaç hastanın sosyal iletişim becerilerini geliştirmek ve çevre ile uyumunu artırmaktır. Asperger sendromunda sosyal uyumu etkileyen en önemli faktörler hastalığın şiddeti, hastanın bilişsel kapasitesi, eşlik eden psikiyatrik hastalık varlığı ve aile ve diğer çevresel faktörlerin tutumudur. Sendromun doğru şekilde kontrol altına alınabilmesi için öncelikle sosyal uyumu doğrudan etkileyen bu değişkenlerin değerlendirilmesi ve hasta için faydalı olacak şekilde düzenlenmesi gerekir. Eşlik eden ruhsal hastalıklar tedavi edilmeli, aile ve yakın çevre bilinçlendirilmeli, hastanın bilişsel kapasitesini artırmaya yönelik girişimler planlanmalı ve hastalığın şiddeti medikal veya psikoterapik yöntemlerle kontrol altına alınmalıdır.
Okul öncesinden ergenlik dönemine kadar izlenen Asperger sendromlu bireylerin gelişimleri değerlendirildiğinde erken dönemde uygulanan tedavi girişimlerinin bilişsel beceri düzeyini artırdığı, toplumsal işlevsellik oranında yaşla birlikte bir miktar gelişme görüldüğü saptanmıştır.

Asperger Sendromunun Teşhisinde Kullanılan Bir Test Var Mı?
Asperger sendromunu tespit edecek bir test bulunmamaktadır. Doktorun yönlendirmesine göre fiziksel rahatsızlıkları ortaya çıkarmak için kan testi ya da röntgen çekimleri yapılabilmektedir.
Asperger Sendromu ve Otizm Arasındaki Fark Nedir?
Asperger sendromu otizm spekturum bozukluğunun bir alt tipidir. OSB’li birçok çocuğun aksine, Asperger sendromlu çocukların erken dil gecikmeleri olmayabilir ve genellikle iyi gelişmiş dil becerilerine ve normal ila ortalamanın üzerinde zekaya sahiptirler. Bununla birlikte yüksek işlevli olmaları ve belirtilerinin görece daha hafif olması ile Otizmden ayrılır.
Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayınlanan ruhsal hastalıklar tanı kılavuzuna (DSM-V) göre Asperger sendromu otizm spektrum bozukluğunun bir alt grubu olarak kabul edilmiş ve yüksek işlevli otistik bozukluklar arasında yer almıştır. Hem beynin nöro gelişimsel özellikleri hem de yaygın görülen bazı davranış örüntüleri açısından benzerlik gösteren bu iki hastalığı bazı yönlerden ayırmak mümkündür. Asperger sendromu ile otizm arasındaki en belirgin fark çocukluk döneminde dil alanında görülen gelişimsel özelliklerdir. Otizm tanılı kişilerde dil ile ilgili gelişim geriliği sık görülür ve bu kişiler genellikle 2 yaş sonrasında tanı alır. Ancak Asperger sendromunda dil gelişimi ile ilgili herhangi bir problem görülmez ve bu bebekler yaşıtları ile hemen hemen aynı zamanda konuşmaya başlar.

Asperger Sendromu ile İlgili Sıkça Sorulan 10 Soru
1-Asperger sendromu için hangi doktora gidilmelidir?
Asperger sendromu için psikiyatri ya da klinik psikoloji tıbbi birimlerinde yer alan uzman doktorlardan görüş alabilirsiniz.
2-Asperger sendromu dereceleri nelerdir?
Asperger sendromunun hastalık sınıflamalarında alt dereceleri bulunmamaktadır. Asperger sendromunun kendisi Otizm spektrum bozukluklarının bir alt tipidir. Yüksek işlevde tip olarak yani belirtilerin ve hastalık şiddetinin daha hafif olduğu bir form olarak sınıflandırılmaktadır.
3-Yetişkinlerde asperger sendromu nasıl teşhis edilir?
Asperger sendromu belirtilerinin çocukluk döneminde fark edilmesi çok güç olabilir. Bu sebeple yetişkinlik dönemine kadar tanı konulamayabilir. Yetişkin dönemde de tanı koymak için hastalığın çekirdek özelliklerine bakılır. Yine sosyal ilişki kurmada zorluk, duygu ifadelerini ve metaforları anlayamama, değişime uyum göstermede zorlanma gibi sosyal hayattaki davranışlara göre tanı konulur. Asperger sendromu olan yetişkinlerin doktora başvuruları depresyon ve kaygı bozukluğu nedeni ile de olabilir.
4-Yetişkinlerde Asperger sendromu testleri nelerdir? Çocuklarda Asperger sendromu testleri nelerdir?
Asperger sendromunun teşhisi ile ilgili özgül bir test bulunmamaktadır. Sosyal medya ve internette bulunan testler Asperger sendromunun belirtilerini içeren soru cevap formlarıdır ve Asperger sendromu tanısı koydurmamaktadır.
5-Asperger sendromuna eşlik edebilen başka rahatsızlıklar var mıdır?
Depresyon gibi duygu durum bozuklukları, kaygı bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu Asperger sendromuna sık eşlik eden rahatsızlıklardır.

6-Asperger sendromunun erken zamanda fark edilebilmesi için nelere dikkat edilmelidir?
Bebeğin gelişim basamaklarını takip etmek Asperger sendromunun erken zamanda fark edilebilmesi için iyi bir yöntemdir. Göz teması kurma, “cee” gibi oyunlar oynama, konuşmanın başlamasındaki gecikmeler, diğer çocuklarla oyun kuramama, aynı etkinlikleri yapmakta ısrar etme (aynı davranışı yapmakta ısrar) gibi durumlar fark edildiğinde uzman bir doktora başvurmak gerekmektedir.
7-Asperger sendromlu çocuğu olan ailelere öneriler nelerdir?
- Çocuklarının Asperger sendromlu veya bir otizm spektrum bozukluğuna sahip olduğunu düşünüyorsanız ya da çocuklarla oyun oynamasında, öğrenmesinde, konuşmasında, davranışlarında bir sorun olduğunu gözlemliyorsanız bir çocuk doktoruna ya da çocuk psikiyatristine başvurarak endişelerinizi bu uzmanlarla paylaşın.
- Otizm spektrum bozukluğunun belirtileri, risk faktörleri ve tedavi yöntemleri ile ilgili doğru bilgileri edinin.
- Çocuğunuzun gelişim basamaklarını takip edin. Bunun için çocukların hangi yaşlarda hangi beceriyi edindiğini gösteren cetvellerden faydalanın.
- Asperger sendromu olan kişilerin bağımsız yaşayabilmeleri, sosyal ortamdaki zorlukları aşabilmeleri için diğer Asperger sendromlu aileler ile destek grupları oluşturmaya çalışın.
- Toplumun Asperger sondromu hakkında bilinçlenmesi için yapılan aktivitelere katılım gösterin.
8-Asperger sendromunun erken zamanda fark edilebilmesi için nelere dikkat edilmelidir?
Bebeğin gelişim basamaklarını takip etmek Asperger sendromunun erken zamanda fark edilebilmesi için iyi bir yöntemdir. Göz teması kurma, “cee” gibi oyunlar oynama, konuşmanın başlamasındaki gecikmeler, diğer çocuklarla oyun kuramama, aynı etkinlikleri yapmakta ısrar etme (aynı davranışı yapmakta ısrar) gibi durumlar fark edildiğinde uzman bir doktora başvurmak gerekmektedir.
9-Asperger sendromunun olumlu yönleri nelerdir?
Asperger sendromu olan çocuklarda zeka sorunu bulunmamaktadır. Hatta zeka düzeyleri ortalamanın üzerinde olabilir. Tek bir konuya odaklanmış yoğun ilgi, Asperger sendromu olan kişilerin o konuda özel beceri ve yetenek geliştirmelerine sebep olur. Bu özel ilgi alanı müzikten, görsel sanatlara, uçak arabadan, bilgisayarlara kadar geniş bir alanda olabilir. Bu yoğun ilgi o konuda uzmanlaşmalarını ve hakimiyet kurmalarını sağlar. Geçmişte ve günümüzde bilim, sanat, spor ve teknoloji gibi pek çok farklı alanda isim yapmış ve bilinen Asperger sendromlu ünlü isimler bulunmaktadır. Asperger sendromu ve zeka geriliği arasında bir bağlantı bulunmamaktadır.
10-Asperger sendromunda kullanılabilecek ilaçlar nelerdir?
Asperger sendromunda antidepresan, antipsikotik ilaçlar ile dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda kullanılan dikkat uyarıcı ilaçlar kullanılabilmektedir. Antidepresan ilaçlar, takıntılar, depresyon ve kaygı ile ilgili belirtilerde kullanılırken; Antipsikotik ilaçlar, tekrarlayan hareketler ve davranış kontrolünde faydalı olmaktadır. Dikkat uyarıcı ilaçlar da dikkat eksikliği ve hiperaktivite eşlik ediyorsa çocuklara önerilmektedir.
YORUM YAPIN