Terapi Seanslarından En İyi Şekilde Faydalanmanıza Yardımcı Olacak 9 İpucu
Terapiye gitmek sadece ilk adımdır. İşte hayatınızı değiştirecek sonuçlara nasıl ulaşacağınıza dair bazı tavsiyeler.
Kendinizi geliştirmek için terapiye başvurmaya karar verdiğinizde, cesur bir adım attınız. Zihinsel sağlığınızı geliştirmek adına attığınız bu adımdan gurur duymalısınız. Ancak, terapi yolculuğunuzun mümkün olduğu kadar iyileştirici olmasını sağlamak için yapmanız gereken daha çok şey var.
Sadece fiziksel olarak terapiye gitmekle kalmayın. Elinizden geldiği kadar sürece siz de katkı sağlayın ve başarılarınızın meyvelerini yiyin. Zihinsel rahatlık ve sağlığa ulaşmak için çalışmayı hak ediyorsunuz ve kendinize borçlusunuz. Psikoterapiden en iyi şekilde yararlanmak ve terapistinizin size yardımcı olmasına yardımcı olmak için az sonra bahsedeceğimiz adımları takip edebilirsiniz.

- Dikkatlice Seçin
Yardım istemek kesinlikle övgüyü hakkeden bir davranıştır. Ancak sırf kolaylık olsun diye ofisi evinize en yakın olan terapistle yetinmeyin.
Terapi seanslarınızda başarıya ulaşmak için sizin spesifik problemlerinizi gidermeye uygun bir profesyonelden rehberlik istemelisiniz. Kendiniz için doğru olan terapisti bulmaya çalışırken aşağıdakileri göz önünde bulundurmanız size yardımcı olacaktır.
Uzmanlık: Bazı terapistler belirli bir demografik veya belirli mental bozukluklara/problemlere özgü sertifikalar alırlar. Arayışınızı başlatırken yararlı olabilecek sertifikalardan bazıları şunlardır:
- Çift terapistleri
- Keder ve yas terapistleri
- Travma terapistleri
- Bağımlılık danışmanları
- Boşanma danışmanları
- DEHB gibi dikkat bozuklukları üzerinde uzmanlaşmış terapistler
- Kişilik bozuklukları üzerine uzmanlaşmış terapistler
Yaklaşım: Terapinin birçok çeşidi vardır; bunlardan bazıları şunlardır:
- Bilişsel davranışçı terapi (CBT) – Bilişsel davranışçı terapi, başta depresyon ve anksiyete bozuklukları olmak üzere, çeşitli ruh sağlığı durumlarının belirtilerini azaltmayı amaçlayan psiko-sosyal bir müdahaledir. Bilişsel davranışçı terapi, madde bağımlılığı ve madde bağımlılığı ile birlikte ortaya çıkan zihinsel sağlık bozuklukları için en etkili tedavi yollarından biridir.
- Hümanist terapi – Hümanist yaklaşım insan deneyimlerini merkeze alır. Başkalarının davranışlarını dışarıdan gözlemlemek kadar bireysel farkındalığa ve öz keşiflere de değer verir. Bu yaklaşım, insanlara yeterli özgürlük ve yeterli duygusal destek verildiğinde geliştiklerini, ancak bu şekilde işlevlerini bütünüyle yerine getirebilen bireyler olabildiğini savunur. Hümanistik veya varoluşçu-hümanistik veya insancıl terapi, hümanistik psikoloji yaklaşımından hareketle oluşan, ağır kişilik bozuklukları ile yaşayan insanlar yerine psikolojik olarak daha sağlıklı insanlar üzerine odaklanan bir terapi biçimidir.
- Bütünleştirici veya bütünsel terapi – Bazen bütünsel psikoterapi veya vücut merkezli psikoterapi olarak da adlandırılan holistik terapi, bireye bir bütün olarak yardımcı olmak için hem geleneksel hem de geleneksel olmayan tedavileri içeren bütünleştirici bir terapi türüdür. Bütüncül psikoterapi, kişinin beden, zihin, duygu ve ruh gibi bütün boyutlarını ele alan bir terapi yaklaşımıdır. Kişinin tüm yaşam deneyimleri, inançları ve değerleri de terapinin odak noktasıdır.
Araştırmanıza dayalı bir aday listesi hazırladıktan sonra bir telefon görüşmesi ya da ilk seansınızı planlayın. Bunu, hayatınızla ilgili her türlü ayrıntıyı açıklamadan önce terapistinizle yapacağınız bir röportaj olarak düşünebilirsiniz. Bu ilk izlenim size seçiminizi yapmanız için ilham verebilir.

2. Terapiyi bir işbirliği olarak görün
Terapi seyircili bir spor değildir. Terapistinizle bir seansa girdikten sonra sağlıklı yaşama giden yolunuz bir ekip çalışmasıdır ve sadece size ve terapistinize aittir. Terapistiniz size rehberlik ediyor olabilir, ancak hayatınızın zor yönleri hakkında açılma sorumluluğunu taşıyan sizsiniz. Bunu unutmayın.
Lisanslı, bağımsız bir klinik sosyal hizmet uzmanı olan Laura Mueller, “Bazen insanlar terapistin seansı yönlendirmesine izin vermekten korkuyor ve bazen de terapistin sorularıyla çok derinlemesine ilgilenmekten korkuyor” diye açıklıyor. Mueller, “En iyi terapi, danışana rehberlik etmek ile danışanın kendi cevaplarını bulması arasındaki dengedir” tavsiyesinde bulunuyor.
3. Seansları iyi bir zamana planlayın
Zihninizi ve durumunuzu iyileştirmek için gerçekten çaba sarf ettiğinizde, iç dünyanızı ortaya çıkarmak ve hayatınızın zor kısımlarını ortaya çıkarmak için derinlere ineceksiniz. Terapi süresi içerisinde daha önce kimseye anlatmadığınız ve anlatırken güçlük çektiğiniz konuları sıkça konuşmak zorunda olmak sizi güvende değilmişsiniz gibi hissettirebilir. Bu his yorucu olabilir.
Terapistinizle gerçekten ve tam anlamıyla zaman ayırabileceğiniz ve terapinize zihinsel bir alan açabileceğiniz bir zamanı seçin. Örneğin, yorucu bir iş gününün sonu en iyi zaman aralığı olmayabilir.
:format(webp)/cdn.vox-cdn.com/uploads/chorus_image/image/70159160/GettyImages_1324376942.0.jpg)
4. Terapide her şeyi söyleyin
Zor olanı söylemeyi seçin ve söyleyin. Travmalarınızı, olumsuz duygularınızı ve sizi utandıran alışkanlıklarınızı açmakta zorlanıyorsanız, yalnız değilsiniz. Ancak mücadelelerinizi söze dökmek terapötik fayda açısından kritik öneme sahiptir.
Mueller, “Size yardım etmeme yardımcı olmak için, gündeme getirmek istemediğiniz şeyleri gündeme getirmek adına kendinize meydan okumanız iyi bir şey” diyor. “Terapide konuşulacak kadar utanç verici, veya tabu hiçbir şey yoktur.”
5. Terapide terapi hakkında konuşun
Terapide en derindeki duygularınızı açığa çıkardığınızda, yoğun korku ve stres yaşamanız normaldir. İyileşmenize yardımcı olacağını düşündüğünüz için bir yönteme inanıyorsunuz ve şans veriyorsunuz. Bu durumda aklınıza kuşkular, sorular ve ‘acabalar’ düşebilir. Bu duygular hakkında konuşmak için de terapiyi kullanabilirsiniz. Bu olumsuz duyguları uzaklaştırmak yerine, onları kabul edin ve bir düşünme fırsatı yaratmak için terapistinizle bunları doğrudan konuşun.
Mueller ayrıca terapistinizle olan ilişkinizi araştırmanızı da teşvik ediyor. “Terapistinize sorular sormanız sorun değil ve genellikle gerçekten yararlıdır, özellikle de terapi işini birlikte nasıl yaptığımıza, seansların stratejisine ve terapötik ilişkiye ilişkin sorular.”

6. Değiştirmek istediğiniz noktaları belirleyin
Psikoterapi, sorunlarınıza doğrudan bir çözüm değildir. Psikoterapiyi yapıcı alışkanlıklar ve düşünce kalıpları oluşturan bir süreç olarak düşünün. Eski düşünce ve davranış paternlerine kısa bir geri dönüş yaşadığınızda kendinizi hırpalamayın.
Sizin ve terapistiniz tarafından oluşturulan sınırlar, yanlış yapmanıza toleranslı olacak, böylece her tökezlemeden sonra en baştan başlamanıza gerek kalmayacak.
7. Çalışmalarınızı seanslarınızın dışında yapın
Terapide öğrendiğiniz araçları günlük yaşamınızda uygulamak, kişisel gelişiminizi görmenin en iyi yoludur.
Terapi seansları arasında ne yapacağınızı merak ediyorsanız, terapistinize terapinizi 50 dakikalık toplantınızın sınırları dışına taşıyabileceğiniz, uygulanabilir yolları sorun.
Weaver-Breitenbecher, “Bir hasta, hazırlıklı gelerek ona yardım etmeme en iyi şekilde yardımcı olabilir” tavsiyesinde bulunuyor. “Hafta boyunca not alın ve gündem maddeleri ile oturuma gelin. Seans sizin zamanınız; aklınızdan geçenler hakkında konuşmalıyız.”

8. Terapinin çevresine sınırlar koyun
Terapi gerçekten sizin güvenli alanınızdır. Bazen bu alanı başkalarından korumanız gerekir. İyi niyetli arkadaşlarınız ve aileniz terapide ne hakkında konuştuğunuzu sorabilir. Ancak terapi seanslarınızda neler olduğunu açıklama zorunluluğu hissetmeyin.
Terapistinizle konuştuklarınız yalnızca size yardımcı olmak içindir. Bu gizli bilgiyi terapi odası dışındaki kişilerle paylaşmak, sizi gereksiz eleştirilere ve zihinsel iyileşmenize yardımcı olmayan görüşlere açık hale getirebilir.
9. Sürecin tadını çıkarın
Terapi yürek parçalayıcı, aydınlatıcı ve dönüştürücü olabilir. Lisanslı klinik sosyal hizmet uzmanı ve sertifikalı travma uzmanı Donald McCasland “En önemli şeylerden biri, hastalar öyle olmasını istese de terapötik sürecin bir gecede gerçekleşen bir şey olmadığını anlamaktır. Hayattaki diğer pek çok şey gibi bu da öğrenmek, büyümek ve uzun ömürlü olacak küçük değişiklikler yapmakla ilgilidir.” tavsiyesini veriyor.
YORUM YAPIN