İçinizdeki Çocuğu Bulmak ve Tanımak
Muhtemelen daha önce içinizdeki çocuğa birkaç göndermede bulunmuşsunuzdur.
Örneğin bir gün salıncakta sallanırken ya da havuzda yüzerken, kendi kendinize, “İçimdeki çocuğu dinliyorum” demiş olabilirsiniz.
İçimizdeki bu çocuğu geçmiş deneyimler, masumiyet, oyunbazlık, yaratıcılık ve gelecek için umutlu
olmakla ilişkilendirebiliriz. Bazen de bahsedilen, içimizdeki çocuğu yalnızca çocukluğunuzdaki deneyimlerinizle değil, tüm yaşam evrelerinde yaşadığınız deneyimlerin bir yansıması olarak tanımlayabiliriz. Çocukluk dönemindeki deneyimler, siz yetişkin
bir birey olma yolunda ilerliyorken, gelişiminizde önemli bir rol oynarken, yetişkin insanlar için zihninizde barınan çocuk bir güç kaynağı olarak görülebilir.
Diğer taraftan, çocukluk deneyimleriniz eğer olumsuz ise ve çocukluğunuzdan kalan travmalarınız varsa, siz bu travmaların ya da olumsuz deneyimlerin kaynağını ele alana kadar, içinizdeki çocuk bu yaraları taşımaya devam edebilir.
Sağlıklı bir iç çocuk oyunbaz ve eğlenceli görünürken, yaralı ve travma
geçirmiş bir iç çocuğun ise, bir yetişkin olarak, özellikle de geçmiş travmaları
hatırlatan olaylar tarafından tetiklendiğinde, zorluklarla karşılaşabilir.
Eğer siz de içinizdeki çocukla uzlaşmaya, ve onu anlamaya hazırsanız birazdan bahsedeceğim altı stratejiyi deneyebilirsiniz;
- Açık Fikirli Olun
İçinizdeki çocuk fikri konusunda biraz kararsız hissediyor olabilirsiniz. Ancak bu “çocuğa”
ayrı bir kişi veya kişilik olarak bakmamalısınız. Bunun yerine, onları geçmiş deneyimlerinizin bir
temsili olarak düşünebilirsiniz.
Çoğu insan için bu ‘iç çocuk’, geçmiş, olumlu ve olumsuz olayların bir karışımını içerir. Her türlü deneyiminizi temsil eden bu çocuk, karakterinizi oluşturmanıza yardımcı olur. Yetişkinliğe ulaştığınızda ve yaşlandığınızda seçimlerinize ve hedeflerinize rehberlik eder.
İçinizdeki çocuğu oluşturan bu deneyimler gelişiminiz için önemli olmanın yanı sıra, geçmiş benliğinizi daha derinden anlamanızı ve daha sağlıklı ve keyifli bir yaşam sürmenizi sağlar.
Herkes içindeki çocukla temasa geçebilir ve bu süreçten yararlanabilir. Ancak direnç veya temasa geçebileceğinize dair inançsızlık bazen bir engel yaratabilir.
Eğer bahsettiğim gibi içinizdeki çocukla temasa geçebileceğinize dair bir şüpheniz varsa, bu oldukça doğaldır. İçinizdeki çocuk ile temasa geçme çalışmasına, geçmiş ile olan ilişkinizi keşfetmenin bir yolu olarak bakmayı deneyin. Bu bakış açısı, sürece şüphe yerine merakla
yaklaşmanıza yardımcı olabilir.

2. Rehberlik İçin Çocuklara Bakın
Çocuklar, küçük şeylerde neşe bulmaktan, anı yaşamaya kadar size hayat hakkında çok şey
öğretebilir.
Keyifli çocukluk deneyimlerini düşünmekte zorlanıyorsanız, çocuklarla yaratıcı oyunlar
oynamak, bu anıları yeniden canlandırmanıza yardımcı olabilir.
Her türlü oyun fayda sağlayabilir. Saklambaç gibi oyunlar, hareket etmenize ve yeniden özgür
hissetmenize yardımcı olabilir. Hayal ürünü oyunlar, çocukluk fantezilerinizi ve onların sizin
için ne anlama geldiklerini düşünmenize yardımcı olabilir.
Örneğin, belirli zorluklarla veya travma dönemleriyle karşı karşıya kaldıysanız, başa
çıkmanıza ve daha güvenli hissetmenize yardımcı olan belirli senaryolar hayal edebilirsiniz.
Çocuklarla oyun oynamaya zaman ayırmanın katkıları, yalnızca oyun oynama duygunuzu geliştirmekle ve geçmişle bağınızı güçlendirmekle kalmaz. İçsel benliğinizin gelişimine de katkıda bulunarak, travmalardan iyileşme konusu ile ilgi de olumlu bir etkiye sahiptir.
Kendi çocuğunuz yoksa, arkadaşlarınızın veya akrabalarınızın çocukları ile vakit
geçirebilirsiniz.
Çocukluğunuzdan filmler veya televizyon programları izlemek ya da en sevdiğiniz
kitaplardan bazılarını yeniden okumak da olumlu duygular uyandırmanın bir yolu
olabilir.

- Çocukluk Anılarınızı Yeniden Ziyaret Edin
Geçmişten hatıraları keşfetmek, içinizdeki çocukla temasa geçmenize de yardımcı olabilir.
Fotoğraflar ve diğer hatıralar, geçmişteki deneyimlerinize olumlu açıdan bakmanıza ve o zamana dönmenize yardımcı olabilir. Geriye dönüp bakmak için, fotoğraf albümleri ve okul yıllıkları arasında gezinmek gibi etkinlikleri deneyebilirsiniz.
Ebeveynlerinizin, kardeşlerinizin veya çocukluk arkadaşlarınızın paylaşacak hikayeleri varsa,
bu anılar tamamen unuttuğunuz duygu ve anıları uyandırabilir.
İçinizdeki çocuğu acı çeken bir yerde bulursanız, bu yaraların iyileşmesine yardımcı olabilirsiniz.
Ancak içinizdeki çocuk size güç de verebilir: Gençliğe özgü merak, iyimserlik ve yaşam
sevinci duygularını yeniden kazanmak, kendinize olan ve hayata dair güveninizi güçlendirmeye yardımcı olabilir.
- Eskiden Keyif Aldığınız Şeyleri Yaparak Zaman Geçirin: İçinizdeki çocuğu tanımaya çalışırken, çocuklukta size neşe vermiş olan şeyleri düşünün.
Belki her yaz yüzmek veya balık tutmak için en iyi arkadaşlarınızla dereye bisikletle
giderdiniz. Ya da belki yaz tatilini büyükanne ve büyükbabanızın tozlu çatı katında kitap
okuyarak geçirmek sizin için bir keyifti.
Çocukken, muhtemelen eğlenmek için pek çok şey yaptınız. Bunları yapmak zorunda
değildiniz, sadece yapmak istediniz. Ancak, yetişkinliğinizde, sırf sizi mutlu ettiği için en son
ne zaman bir şey yaptığınızı hatırlıyor musunuz?.
Boyama, karalama veya resim yapma gibi yaratıcı etkinlikler aktif zihninizin dinlenmesine yardımcı olabilir ve genellikle dikkate almadığınız duyguları yaptığınız sanatla ortaya çıkartabilir.

- İçinizdeki Çocukla Konuşun
İçinizdeki çocukla temasa geçmenin en iyi yollarından biri, bir konuşma başlatmaktır.
Travmaya bağlı yaralarınız varsa, bu travma hakkında yazmak içinizdeki çocukla
bağlantı kurmanıza yardımcı olabilir. İçinizdeki çocukla yeniden bağlantı kurmak, yetişkin korkularının, fobilerinin ve yaşam kalıplarının nedenlerini anlamanıza yardımcı olabilir. İçinizdeki çocuğu anlamak, bugün olduğumuz kişiyi de tanımanıza ve anlamanıza yardımcı olabilir.
Yazmak, içinizdeki çocukla bağlantı kurmak için güçlü bir araç olabilir, bu nedenle bu diyalogu başlatmak ve devam ettirmek için yüksek sesle konuşmanıza gerek yoktur.
Bir mektup yazmak veya çocukluk anıları hakkında yazı yazmak, geçmiş deneyimleri
keşfetmenize yardımcı olabilir. Bu yazma egzersizi mektub yazmak dışında, günlük tutmak da olabilir.
Hatta bunu bir soru-cevap alıştırması olarak çerçevelendirebilirsiniz. Yetişkin benliğinizin
çocukluğunuza sorular sormasına izin verin, ardından içinizdeki çocuğun nasıl yanıt verdiğini
dinleyin.
Belki içinizdeki çocuk küçüktür, savunmasızdır, korunmaya ve desteğe ihtiyaç
duyuyordur. İçsel çocuğunuzun sorularını yanıtlamak, içsel zayıflıklarınızı veya sıkıntılarınızı iyileştirmeye başlamanıza yardımcı olabilir.
Özellikle bazı olumsuz geçmiş deneyimleri veya zor duyguları derinlere gömdüyseniz, içinizdeki
çocuk ile iletişime geçmek ve bu gömdüğünüz duygularla tekrar yüz yüze gelecek olmak konusunda gergin hissetmeniz normaldir.

- Bir Terapistle Konuşun
Eğer, içinizdeki çocuğa ulaşmak; keder, çaresizlik veya korku gibi negatif duyguları tetikliyorsa, eğitimli bir akıl sağlığı uzmanından yardım almanız önemlidir.
Destek alacağınız terapist size bu süreçte destek olabilir ve geçmişten gelen travma ve duygularla baş etme stratejileri ile size yol gösterebilir.
Potansiyel terapistlere iç çocuk çalışmasıyla ilgili deneyimlerini sormak, gelişiminizi ve bu iyileşme sürecinizi destekleyecek doğru kişiyi bulmanıza yardımcı olacaktır. İç çocuk terapisi konusunda deneyimli bir terapist bulmanız önemli. Buözel yaklaşım,
İç çocuk terapisi, mental sağlık semptomlarının, ilişki kaygılarının ve diğer duygusal sıkıntıların genellikle geçmişten gelen çözümlenmemiş travmalar ve diğer problemlerden, veya bastırılmış duygulardan kaynaklandığı fikrinden yola çıkar.
Terapide içinizdeki çocuğa “yeniden ebeveynlik” yapmayı öğrenmek, bu sorunları ele almaya
ve çözmeye başlamanıza yardımcı olabilir.
İçinizdeki çocuk ile iletişime geçmeniz, olgunlaşmamış olduğunuz veya büyümek istemediğiniz anlamına
gelmez.
Bunun yerine, yetişkinlikteki deneyimlerinizi anlamanıza, geçmişten gelen acılardan ve travmalardan kurtulmanıza ve öz-şefkatle gelecekteki zorlukların üstesinden gelmenize yardımcı olabilir.
İçinizdeki çocuğa ilişkin bu farkındalıktan yararlanmak, neşe ve merak duygusunu
yeniden kazanmanıza yardımcı olacaktır.
İçinizdeki çocuğu net bir şekilde göremeyebilir veya duyamayabilirsiniz, ancak bu parçanızla
bağlantı kurmak daha güçlü, daha eksiksiz bir benlik duygusuna yol açacaktır.
YORUM YAPIN