Ebeveynlik Yapan Çocuklar: Parentifikasyonun Sessiz Yükü

Ebeveynlik Yapan Çocuklar: Parentifikasyonun Sessiz Yükü

Çocuk Olması Gereken Yerde “Yetişkin” Olmak

Bazı insanlar çocukluklarını anlatırken oyunları, arkadaşlarını ya da küçük dertlerini hatırlar. Ama bazıları için çocukluk; sorumluluk, kaygı ve “güçlü olmak zorunda hissetmek” demektir. İşte parentifikasyon, tam olarak burada başlar. Çocuğun rolü değişir. Korunması gereken kişi olmak yerine koruyan kişi olur. Dinlenmesi gereken yerde dinleyen, desteklenmesi gereken yerde destek veren haline gelir.

Dışarıdan bakıldığında bu çocuklar genellikle “çok olgun”, “çok anlayışlı”, “çok güçlü” olarak görülür. Hatta çoğu zaman övgü alırlar. Ama kimse o gücün aslında bir ihtiyaçtan doğduğunu fark etmez: “Birileri bu yükü taşımalıydı ve o kişi çocuk oldu.”

Parentifikasyon Tam Olarak Nedir?

Parentifikasyon, çocuğun aile içinde ebeveyn rolünü üstlenmesi demektir. Bu bazen çok görünür olur, bazen ise oldukça gizlidir.

Bazı çocuklar küçük yaşta kardeşlerine bakar, ev işlerini yönetir, aile içindeki düzeni sağlamaya çalışır. Bazıları ise fiziksel olarak değil ama duygusal olarak ebeveynine destek olur. Annesinin en yakın arkadaşı gibi olur, babasının dert ortağı haline gelir, evdeki tartışmaları yatıştırmaya çalışır.

Bir noktadan sonra çocuk şunu öğrenir:

“Ben güçlü olursam her şey yolunda gider.”

Ama burada kritik bir detay vardır: çocuk güçlü olmak zorunda değildir.

İki Tür Parentifikasyon

Psikolojide parentifikasyon genelde ikiye ayrılır ama gerçek hayatta çoğu zaman iç içe geçer.

Duygusal parentifikasyon: Çocuk, ebeveynin duygusal yükünü taşır. Ebeveyn üzgün olduğunda onu rahatlatmaya çalışır, aile içindeki gerginliği azaltmaya çalışır. Çoğu zaman kendi duygularını bastırmayı öğrenir çünkü ortamda zaten yeterince sorun vardır.

Davranışsal (araçsal) parentifikasyon: Çocuk, yaşına uygun olmayan sorumluluklar alır. Kardeş bakmak, ev düzenini sağlamak, ailedeki birçok işi üstlenmek gibi. Bazen bu durum kısa süreli olabilir ve problem yaratmaz. Ancak sürekli hale geldiğinde çocuk, çocukluk deneyimini yaşayamaz.

Sürekli Güçlü Olmak Zorunda Hissetmek

Parentifikasyon yaşayan kişiler genellikle şu düşünce kalıplarını taşır:

  • “Ben üzülmemeliyim, güçlü olmalıyım.”
  • “Benim sorunlarım önemli değil.”
  • “Herkes iyi olsun, ben idare ederim.”
  • “Bir şey ters giderse sorumlusu benim.”

Bu düşünceler zamanla kişinin kendini sürekli tetikte hissetmesine neden olabilir. Çünkü çocukken öğrenilen şey şudur: rahatlamak güvenli değildir.

Bu yüzden parentifikasyon yaşamış bireylerde anksiyete oldukça yaygın görülebilir. Zihin sürekli olası problemleri düşünür. Sürekli bir şeyler ters gidecekmiş hissi olabilir. Kişi kontrol edemediği durumlarda yoğun huzursuzluk yaşayabilir.

Parentifikasyon ve Anksiyete İlişkisi

Çocukken sürekli sorumluluk almak, beyne şu mesajı verir:

“Her an bir şey olabilir, dikkatli olmalısın.”

Bu durum yetişkinlikte de devam edebilir. Kişi dinlenirken bile tam olarak rahatlayamaz. Sürekli bir şey düşünür, bir şey planlar, bir şey çözmeye çalışır.

Bazı kişilerde bu durum şu şekillerde ortaya çıkabilir:

  • Sürekli düşünmekten uyuyamamak
  • Gelecek hakkında aşırı endişe
  • Her şeyi kontrol etme ihtiyacı
  • Hata yapmaktan aşırı korkmak
  • İnsanları hayal kırıklığına uğratma korkusu

Uzun süre devam eden yoğun stres, bazı kişilerde panik atak belirtilerine de yol açabilir. Kalp çarpıntısı, nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi veya aniden gelen yoğun korku hissi görülebilir. Kişi çoğu zaman “neden böyle hissediyorum?” diye düşünür ama aslında beden uzun süredir taşıdığı yükü göstermeye başlamıştır.

ANKSİYETE TESTİNİ BAŞLAT

İlişkilerde “Kurtarıcı Rolü”

Parentifikasyon yaşayan kişiler yetişkin olduklarında da benzer rolleri üstlenebilir. İlişkilerde karşı tarafın sorunlarını çözmeye çalışabilir, karşı taraf üzülmesin diye kendi ihtiyaçlarını geri plana atabilir.

Bazen partnerinin, arkadaşlarının veya ailesinin sorumluluğunu gereğinden fazla üstlenebilir. Çünkü bilinçaltında şu inanç vardır:

“Ben ilgilenmezsem her şey dağılır.”

Ancak bu durum zamanla kişiyi yorabilir. Çünkü bir noktadan sonra kişi kendi ihtiyaçlarını fark etmekte zorlanabilir.

Parentifikasyonun Görünmeyen Tarafı

Parentifikasyon her zaman dışarıdan fark edilmez. Hatta çoğu kişi yaşadığı şeyin adını bile bilmez. Sadece kendini sürekli yorgun hisseder. Sürekli düşünmekten yorulmuş olabilir. Sürekli güçlü olmaktan yorulmuş olabilir.

Bazen kişi şu soruyu bile soramaz:

“Ben ne istiyorum?”

Çünkü uzun süre boyunca odak noktası hep başkaları olmuştur.

İyileşmek Mümkün mü?

Evet. En önemli adım fark etmektir. İnsan çocukken öğrendiği rollerin farkına vardığında, bu rollerin hayatını nasıl etkilediğini de görmeye başlar.

Şunu öğrenmek çoğu kişi için çok rahatlatıcıdır:

Her şeyi tek başına taşımak zorunda değilsin.

Sınır koymayı öğrenmek, yardım istemek, kendi ihtiyaçlarını önemsemek bencillik değildir. Tam tersine psikolojik denge için gereklidir.

Parentifikasyon yaşamış kişiler genellikle çok empatik, çok dayanıklı ve çok sorumluluk sahibidir. Ama güçlü olmak ile her şeyi tek başına taşımak aynı şey değildir.

Bazen en büyük güç, yükü paylaşabilmektir.

Çocukken üstlenilen roller değiştirilebilir. İnsan kendine yeni bir denge kurabilir. Çünkü herkesin ihtiyacı olan şey sadece güçlü olmak değil, gerektiğinde desteklenebilmektir.